Tolga AKAGÜN

Modern insan, tarihte hiç olmadığı kadar özgür olduğunu düşünüyor.
Seçenekler çoğaldı. Alternatifler arttı. Kapılar açık, yollar sayısız.
Ama garip bir çelişki var:
Bu kadar çok seçeneğin olduğu bir dünyada, insan kendini her zamankinden daha sıkışmış hissediyor.
Bir şey seçmek kolaylaştıkça, seçimin anlamı zorlaşıyor.
Eskiden insan bir şeye ulaşmak için beklerdi. Emek verirdi. Sınırlarla karşılaşırdı. Bugün ise sınırlar kalktı ama yön duygusu zayıfladı. Çünkü özgürlük, sadece seçenek bolluğu değildir. Özgürlük, neye neden yöneldiğini bilme halidir.
Seçenek Bolluğu Özgürleştirir mi?
Günlük hayatımız bununla dolu:
Ne izleyeceğim?
Ne okuyacağım?
Ne düşüneceğim?
Nasıl yaşayacağım?
Sorular çoğaldı ama cevaplar derinleşmedi. Çünkü seçenek bolluğu, insanı her zaman özgürleştirmez; çoğu zaman kararsızlaştırır. İnsan, bir şeyi seçtiğinde diğerlerini kaybettiğini düşünür. Ve bu düşünce, seçimin sevincini gölgeler.
Bu yüzden modern insan sık sık şunu hisseder:
“Doğru seçimi yaptım mı?”
Özgürlük, eğer sürekli pişmanlık üretiyorsa, orada bir eksiklik vardır.
Anlam Olmadan Özgürlük, Gürültüdür
ViaSapientia’nın temel sorusu da bunu işaret etmektedir.
Özgürlük neye hizmet ediyor?
Anlamla buluşmayan özgürlük, bir yön değil, bir savrulmadır.
İnsan, neden seçtiğini bilmiyorsa; özgür değil, tepkiseldir.
Akıntıya kapılır, çoğunluğa uyar, gürültünün sesini rehber sanır.
Oysa anlam, özgürlüğe yön verir.
Seçenekleri azaltır ama derinleştirir.
İnsanı hızlandırmaz; netleştirir.
Bu yüzden gerçek özgürlük, her şeye açık olmak değil; neyi dışarıda bıraktığını bilerek ilerlemektir.
Yavaşlayan İnsan, Seçimini Duyar
Hız çağında yaşıyoruz.
Hızlı kararlar, hızlı yargılar, hızlı tepkiler…
Ama anlam, hızda oluşmaz.
Anlam, durduğunda gelir.
Bir seçim yapmadan önce durabilen insan, özgürlüğün kıyısına yaklaşır. Çünkü durmak, insanın kendini duymasıdır. Kendini duymayan biri, özgür olduğunu zanneder ama aslında başkalarının sesleriyle hareket eder.
ViaSapientia’nın önerdiği yol budur:
Seçmeden önce yavaşlamak.
Konuşmadan önce dinlemek.
Tepki vermeden önce düşünmek.
Anlamlı Seçimler, İnsanı Özgürleştirir
Her seçimin bedeli vardır.
Ama anlamlı seçimlerin bedeli, insanı küçültmez; büyütür.
İnsan, anlamla seçtiğinde pişmanlık azalır. Çünkü artık soru değişmiştir:
“En iyisi bu mu?” değil,
“Benim için doğru olan bu mu?”
Bu soru, özgürlüğün olgun hâlidir.
Sonuç olarak;
ViaSapientia bir reçete sunmaz.
Bir yol tarif eder.
Bu yol, daha fazla seçeneğe değil; daha fazla farkındalığa çıkar.
Daha hızlı yaşamaya değil; daha derin yaşamaya çağırır.
Belki de gerçek özgürlük şuradadır:
Her şeye ulaşabilmekte değil,
neyin peşinden gideceğini bilmekte.
Ve insan, bunu bildiği an…
ilk kez gerçekten özgür olur.

Yorum yazabilmek için oturum açmalısınız.